Gündem

KÜME'nin ODAK programı sona erdi, etkinliklerin yalnızca yüzde 5,5'i habere dönüşüyor

KÜME'nin ODAK projesi kapsamında AA ve Rami Kütüphanesi ortaklığıyla düzenlenen kültür sanat programı sona erdi. Programda kültür sanat etkinliklerinin yalnızca yüzde 5,5'inin habere dönüştüğü belirtildi; ODAK'ın etkinlikleri kayıt altına alıp 2027'de kamuya açması hedefleniyor.

31 Ekim 20267 dk okuma0 yorum
KÜME'nin ODAK programı sona erdi, etkinliklerin yalnızca yüzde 5,5'i habere dönüşüyor
Reklam Alanı · 728×90

Kültür Medeniyet Vakfının

(KÜME) "ODAK"

projesi kapsamında Anadolu Ajansı (AA) ve Rami Kütüphanesi ortaklığında hazırlanan "Kültür-Sanatın İzinde: Etkinlikten Hafızaya" başlıklı program sona erdi.Kültür sanat alanında çalışanları, araştırmacıları, öğrencileri ve ilgilileri bir araya getiren programda, habercilik ve yayıncılığın güncel meseleleri kayıt, arşiv ve erişim boyutlarıyla ele alındı.Kültür sanat etkinliklerinin haberleştirilmesinden kalıcı bir hafızaya dönüşmesine uzanan süreç, programda açık masa oturumları ve yüz yüze söyleşiler aracılığıyla farklı yönleriyle tartışmaya açıldı."Anlamlı ve erişilebilir bir kültürel birikim oluşturmayı amaçlıyoruz"Etkinliğin sonunda sonuç raporu bölümünde konuşan AA Stratejik İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü Hazal Duran, kültür ve sanatın bir toplumun estetik birikimini, düşünce dünyasını ve tarihsel tecrübesini yansıttığını belirterek, "Bu birikimin kalıcılığı ise kültürel üretimin nasıl görünür kılındığına, korunduğuna ve gelecek kuşaklara nasıl aktarıldığına bağlıdır.

Bugünkü oturumlarımızda bu sürecin farklı boyutlarını tartıştık." dedi.Duran, programda kültür sanat haberciliğinin sorunları, dijital platformların içerik üretim getirisi, yayıncılık ve dergicilikteki dönüşüm gibi konuların ele alındığına işaret ederek, şöyle devam etti: "Arşivlerin, kütüphanelerin ve koleksiyonların kültürel hafızadaki yerini, kültür ve sanatın çocuklarla buluşmasının önemini ele aldık.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Bütün tartışmaların ortak bir noktada buluştuğunu düşünüyorum. Kültürel hafıza, bilinçli bir üretim, koruma ve aktarım sürecinin sonucudur. Bugün Türkiye'nin dört bir yanında binlerce kültür sanat etkinliği gerçekleştiriliyor.

Ancak bu üretimin bütüncül bir biçimde izlenmesi, belgelenmesi ve değerlendirilmesi konusunda önemli ihtiyaçlarımız buluyor. KÜME olarak hayata geçirdiğimiz ODAK projesi tam da bu ihtiyaçtan hareket ediyor. Türkiye genelindeki kültür sanat etkinliklerini sistematik biçimde kayıt altına almayı, farklı kaynaklara dağılmış verileri bir araya getirerek anlamlı ve erişilebilir bir kültürel birikim oluşturmayı amaçlıyoruz."Toplumun kültürel hafızasının güçlenmesinin kendi kültürel üretimini tanıması, takip etmesi ve anlamlandırmasıyla mümkün olduğunu vurgulayan Duran, çalışmanın kültür sanat araştırmalarına, kurumsal çalışmalara ve gelecekte geliştirilecek politikalara zemin sunacağına inandıklarını ifade etti.Duran, bugün dijitalleşmeyle birlikte kültürel içeriklerin hiç olmadığı kadar hızlı üretildiğine ve geniş kitlelere ulaştırıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Görünürlüğün artması kalıcılığının da arttığı anlamına gelmiyor.

Görünür olan her şey hatırlanmıyor. Kaydedilen her şey de kendiliğinden kültürel hafızaya dönüşmüyor. Bu nedenle kültürel üretimin belgelenmesi kadar bu bilginin analiz edilmesi ve yeni üretimlere kaynak oluşturulması da önem taşıyor.

Bugünkü buluşmamızı da bu anlayışın bir parçası olarak görüyoruz. Çünkü bir etkinliğin gerçek değeri sona erdikten sonra hangi düşüncelere, tartışmalara ve üretimlere imkan sağlandığında ortaya çıkar.""Kültür sanat etkinliklerinin ancak yüzde 5,5'i habere dönüşmüş durumda"KÜME Vakfı Kültür Sanat Koordinatörü Ali Ulvi Mıhoğlu ise kapanışta ODAK projesinin ilerleme süreci hakkında bilgi vererek, geçen yıl bazı müzik birliklerinin Türkiye'de 2 bin 392 müzik etkinliğini takip ettiklerini, ODAK projesi kapsamında ise yine geçen yıl 16 bin 129 müzik etkinliğinin tespit edildiğini söyledi.Mıhoğlu, Türkiye'de kamu ve özel sektörün kültür sanat harcamalarına ilişkin verilerin, döviz kuru ve enflasyon etkisi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.2014-2025 dönemini kapsayan veriler dolar bazında incelendiğinde, harcamaların nominal olarak artıyor görünmesine karşın reel anlamda aynı doğrultuda ilerlediğini aktaran Mıhoğlu, kültür sanat bütçelerindeki artışın ülkenin genel bütçe artışının gerisinde kaldığına ve bu alana ayrılan payın diğer bütçeler karşısında giderek küçüldüğüne dikkati çekti.Mıhoğlu, TÜİK verilerinden yararlanılarak hazırlanan infografiğin, kültür sanat alanında gerçekçi stratejiler geliştirmek için verilerin doğru yöntemlerle analiz edilmesinin önemini ortaya koyduğunu ifade ederek, bu çalışmalarla yayıncılık, kültür sanat haberciliği ve arşivcilik alanlarındaki eksikliklere yönelik çözüm önerilerini tartışmayı amaçladıklarını kaydetti.ODAK projesi kapsamında kültür sanat etkinliklerini dijital ortamda tarayan ve kayıt altına alan bir sistem geliştirdiklerini aktaran Mıhoğlu, bu verilerin 2027 itibarıyla kamuoyunun günlük olarak takip edebileceği şekilde paylaşılmasını hedeflediklerini anlattı.Etkinliklerin sağlıklı biçimde kayıt altına alınabilmesi için haber ve duyurularda etkinliğin adı, katılımcı sanatçılar, tarih ve mekan gibi temel bilgilerin eksiksiz yer alması gerektiğine dikkati çeken Ali Ulvi Mıhoğlu, taradıkları içeriklerin yalnızca yüzde 30'unda bu temel verilerden en az birinin eksik olduğunu gördükleri bilgisini verdi.Geçen hafta pazar günü yapılan taramada yaklaşık 88 bin kültür sanat etkinliği tespit ettiklerini, bunlardan yalnızca 4 bin 882'sinin haberleştirildiğini belirten Mıhoğlu, "Kültür sanat etkinliklerinin ancak yüzde 5,5'i habere dönüşmüş durumda.

Aslında şunu rahatlıkla görüyoruz ki elimizde çok daha büyük bir sektör ve hareketlilik var. Ancak bu hareketliliğin 20'de biri kamusallaşabiliyor ve daha büyük kitlelere çeşitli mecralar aracılığıyla ulaşabiliyor." dedi.Mıhoğlu, ODAK projesinin kültür sanat etkinliklerinin ortak bir sistemle kaydedilmesi ve kategorize edilmesi için altyapı sunduğunu da açıklayarak, bu verileri kamunun kullanımına açmayı hedeflediklerini, etkinliklerin benzer ölçütlerle kataloglanmasının, kültür sanat alanındaki gelişmelerin ve etkilerinin daha sağlıklı analiz edilmesine katkı sağlayacağını, aynı zamanda bu çalışmaların Türkiye'nin kapsamlı bir kültür stratejisi oluşturmasına zemin hazırlayabileceğini ifade etti.Sürecin kültürel meşruiyet kavramının da tartışılmasını gerekli kıldığını vurgulayan Mıhoğlu, hangi kültürel üretimlerin meşru kabul edildiği, hangilerinin dışarıda bırakıldığı ve bu sınırların nasıl belirlendiği konusunda sivil toplumun katkısıyla ortak bir tartışma yürütülmesi gerektiği görüşünü paylaştı.

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.